|

Bu sorunun yanıtı dolaylı olarak beraberinde bir başka soruyu
getirmektedir: Kilo vermek istememizdeki amaç nedir? Yanıtınız “yaşam
boyu sağlıklı ve ince kalabilmek” ise, o zaman kilo vermenin en mantıklı
yolu insanı aç bırakan, günde 800 kaloriyi aşmayan, protein rejimleri
gibi tek bir besin grubunu yücelten veya muz ile süt rejimleri gibi
hafif rejimlerden uzak durmaktır. Çözüm, yaşam boyu az miktarda yemek de
değildir. Az yedikçe, vücut daha “ekonomik” çalışarak, metabolizmasını
en az düzeyde yaşama koşullarına uydurur. Dolayısıyla, ne kadar az
yemeye alışırsak, yeme gereksinmemizde o denli azalır. Özetle,
amaçlanan, metabolizmanın çalışma hızını ve yağ hücrelerini depolayan
enzimlerin düzenini alt üst etmeden kilo vermektir.
Yaşam boyu ideal kiloda kalabilmek ve bu sayede kilolu olmanın yol
açtığı sağlık sorunlarını en aza indirmek için yeme alışkanlıklarının
gözden geçirilmesi gerekmektedir. Çoğu kişinin, kilolu almaya yol açan
pek çok alışkanlığı vardır. Bu söz konusu alışkanlıkların değişmesi
için, önce bunların tanımlanabilmesi gerekir. Daha sonra ise istek,
irade ve sabır, önkoşullar arasında sayılabilir.
Diyetin uzun vadeli olmasının önemi
"Kilo vermeyi amaçlarken kısa
vadeli mi yoksa uzun vadeli mi plan yaparsınız?"
Çoğumuz bu soruya “tabii ki uzun vadeli” yanıtını veririz. Halbuki
düşünecek olursak, bir ay rejim yaparak 5-6 kilo vermeyi
amaçladığımız, veya bir düğüne gideceğimiz için üç hafta aç kalmayı
planladığımız çok olmuştur. Ne yazık ki, bu kadar kısa sürede
verilmiş olan kiloları genellikle kısa sürede geri almaya başlarız.
Diğer bir deyişle, kısa süre içerisinde çok kilo verdiren
rejimlerin, uzun vadede başarı oranları oldukça düşüktür.
Amerika’da, kısa vadeli rejimler ile kilo veren her yüz kişiden
yaklaşık 95’i, bir yıl içerisinde vermiş oldukları kiloları yeniden
geri almaktadır.(28) Böylece kilo sorunu gündemden inmediği için de,
piyasaya sürekli kolay başarı vaatlerinde bulunan yeni yeni rejimler
çıkmaktadır.
Çoğumuzun yakın çevresinde sürekli rejimde bulunan kişiler bulunur.
Bu kişiler her sohbette kilolarından, uygulamakta oldukları rejimin
başarısı veya başarısızlığından ayrıntılı bir şekilde söz etmekten
kendilerini alamazlar. Bu tipoloji yakından tanıdığınız birisini
anımsatıyor mu? Peki, sizin de kilonuz sık sık değişime uğruyor mu?
Vermiş olduğunuz kiloları, rejimden sonra geri almaya başladığınız
hiç olmuş mudur? Yanıtınızın “evet” olması çok doğal. Herhalde
binlerce kişi bu sorunla boğuşuyor.
Amerika’da bilim adamları ve araştırmacılar, on binlerce kişi
tarafından uygulanmakta olan çeşitli rejimlerin başarısızlıkla
sonuçlanmasındaki nedenleri araştırdıklarında görülmüştür ki bu
rejimlerin ortak yönü, kısa vadede çok kilo verdireceklerini vaat
etmeleridir. Bir doktor, bazı hastaların günde 700 kalori aldıkları
halde çok zor kilo verdiklerini gözlemiş; bunun üzerine kilo vermeye
çalışan bazı hastaların diğerlerine oranla neden daha zor kilo
verdiklerini araştırmaya başladığında, sık sık rejim yapıp kilo
veren hastaların her yeni rejime girdiklerinde, vücutlarının
direndiğini, dolayısıyla önceki rejimlere oranla daha yavaş kilo
verdiklerini saptamıştır.
Bilim adamları bu verileri göz önünde bulundurarak, birbirini
izleyen kilo alıp verme dönemlerinde vücudun tepkisini anlamak için
laboratuar hayvanları üzerinde deney yapmışlardır. Deney hayvanlarına,
önce bol yağlı besinler vererek kilo almalarını sağlamış; sonra eski
kilolarına indirmişler; aynı işlemler ikinci kez tekrarlanmış. Amaç
birbirini izleyen kilo alıp-verme dönemlerinde vücudun tepkisini ölçmek.
Elde edilen sonuçlar oldukça ilgin. Kobaylar ilk kez rejime
sokulduklarında, 21 gün içerisinde kilo vermişler; ikinci kez kilo
aldıktan sonra ise, yeniden rejime başlatıldıklarında, aynı miktarda
yedikleri halde, aynı kiloyu geri vermeleri tam 46 gün sürmüş. Kilo
verme çabaları %100 zorlaşmış çünkü metabolizmanın çalışma hızının
yavaşladığı görülmüş. Diğer bir deyişle, kilo alma ikinci kez de daha
kolaylaşmış; ilk rejim sonrasında 45 gün içerisinde almış oldukları
kiloyu ikinci rejim sonrasında sadece 14 gün içerisinde almışlar.
Sık sık kilo alıp-veren bir kişinin vücudu kilo vermeye karşı
direnmektedir. Vücut rejimle ilk kez karşı karşıya kaldığında,
hazırlıksız yakalanmış oluyor ve metabolizma yavaşlayana kadar kilo
kaybı çok hızlı gerçekleşiyor. Zamanla vücudumuzun metabolizması
yavaşlamakta ve yağ depolayıcı enzimler neredeyse iki katına
çıkabilmektedir. Böylece daha az yememize karşın hem daha zor kalori
yakmaya, hem de daha çok yağ depolamaya başlarız.


İlginizi Çekecek Diğer Haber ve Yazılar >>>>
Sağlıklı Kilo
Verme Önerileri >>
Yağ Yakarak Kilo Verme Yöntemleri >>
Düzensiz Kilo
Alma Nedenleri >>>
Cilt Bakımı
Ve Kremi Secimi >>>
Yazın Cilt Bakımı Nasıl Olur
>>>
Cilt Buhar Banyosu Canlandırma
>>>
Cilt
Lekeleri Ve Nedenleri >>>
Evde Cilt
Temizliği nasıl Olur >>>
Parlak Saçlar
İçin Ne Yapılmalı >>>
Saç Dökülme
Nedenleri Belirtileri >>>
Kepek Sorunu Ve
Çözümleri Neler >>
|