Diyet     Kilo     Estetik     Saç     Güzellik     Epilasyon     Yoga     Kalori     Bitkiler     Organik

Son  Eklenenler  >>> 

Ana Sayfa 

  Popüler  

Haftada  1 kilo

Haftada  2  kilo

Haftada  3 kilo

Muz rejimi

Patates rejimi

Bal rejimi

Sebze diyeti

Greyfurt

Diyet Yemekler

Diyet listeleri

Kalori cetveli

Kilo cetveli

Talasso terapi

Kürler

Saç bakımı

Cilt temizliği

Cilt programı

Doğal besinler

Alkolizmi

Vitaminler

Yiyecekler

İlk yardım

Cinsellik

  Katagoriler 

Astım

Ağız

Ayak bakım

Ayurveda

Akupuntur

Burun

Hipnoz

Cilt bakim

Cilt temizliği

Cinsellik

Check-Up

Diş

Diyet

Damar

Depresyon

Epilasyon 

Estetik

Göz

Güzellik

Horlama

İlaç

Saç ekim

Stres

Sivilce

Saç ekim

Saç bakım

Masaj

Mantar

Menopoz

Mide

Nasır

Kilo

Kanser

Tüp bebek

Terapi masaj

Talasso

Kalp

KBB

Lazer

Varis

Psikoterapi

Psikoloji

Psikiyatri

Panik atak

Şizofreni

Vitaminler

Yoga

Yüz bakım

Yüz maskeleri

Organ bağışı

Hastaneler

Bebek özel

Tüp bebek

 
 
 
 

Çevre Kirliliği ve Astım

Çevresel faktörler, alerjenler ve çocukluk çağında geçirilen viral enfeksiyonların, astımı tırmanışa geçirdiği bilinmektedir.

Astım bir halk sağlığı sorunudur. Astımda nefes yolları çevresel değişikliklere karşı hassaslaşır, öksürük ve hırıltılı solunum ortaya çıkar.

“Çevresel faktörler, alerjenler ve çocukluk çağında geçirilen viral enfeksiyonlar, astımı tırmanışa geçirir. Astımda, nefes yollarında, mikrobik olmayan iltihaba bağlı şişme yaşanır. Nefes yollarındaki kaslarda daralma nedeniyle nefes yolları tıkandığından, solunum zorlaşır. Astım atağını, çevre kirliliğinin yanında, gribal enfeksiyon, alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği, kimyasal maddeler, üzüntü, stres, bazı ağrı kesiciler, tansiyon düşürücü ilaçlar da artırır.”

Astım yakınmaları saatten saate, günden güne farklılık gösterir, yakınmalar kişiden kişiye de değişiklik göstererek yaşamı olumsuz etkiler.
Astımın topluma zararını önlemek için, yakalanmayı kolaylaştırıcı faktörleri azaltma yoluna gidilmesi gerekmektedir, çocuklarında astım gelişmesini istemeyen ailelerin, evde yemek pişirirken yemek dumanlarının solunulan havaya yoğun şekilde karışmasına izin vermemeleri gerekmektedir, mutfakta mutlaka uygun bir aspiratör bulunması ya da en azından pencerelerin açık tutulması gerekir.

 

Astım Nöbetinin Belirtileri Nelerdir?
Bronşlar daraldığı zaman solunum işini yapmak için daha büyük çaba sarf edilir. Akciğerlere giren hava daralan bronşlardan dışarı çıkarken zorlanır. Hasta bunu nefes darlığı veya göğüste sıkıntı şeklinde ifade edebilir.
Bu sırada hasta ıslık sesine benzer (vızıltı) bir ses çıkarır. Akciğere girmiş hava daralmış olan bronşlardan dışarı çıkarken, hasta aşırı zorlanırsa, normalde soluma ( nefes alıp verme ) işi için kullanılmayan boyun, göğüs, omuz ve karın kaslarını kullanır ve daha sık solur.


Astım Nedir?

Astım akciğerlere kadar olan hava yollarını ( Bronşlar ) etkileyen bir hastalıktır. Bu hava yolları soluduğumuz havayı burundan itibaren akciğerlere kadar ulaştırır. Sağlıklı bir kişide bu soluma olayı kolayca gerçekleşir. Astımlı bir kişide ise bazı dönemlerde soluma zorluğu meydana gelir. Astım atağı sırasında bronşlar ( hava yolları ) daralır ve havanın geçişi zorlaşır. Bu hava yolu daralmasının bazı nedenleri vardır.
Bunlar:
• Bronşları çevreleyen kasların kasılması sonucu hava yollarının daralması
• Bronşun içini saran zarın şişmesi
• Hava yollarında mukus ( sümük - balgam ) adı verilen yapışkan bir salgının aşırı salınması ve bu salgının hava yollarını yer yer tıkaması


Astımın Bulguları Nelerdir?

• Öksürük. Astımın sık bir bulgusudur. Özellikle gece öksürüğü olur. Egzersiz, soğuk hava öksürüğü arttırabilir. Hava yollarındaki mukus birikimi ve bronşları çevreleyen kasların kasılması nedeni ile olur.
• Vızıltı. Astım nöbetinin sık karşılaşılan bir bulgusudur. Akciğerdeki hava daralmış bronşlardan dışarı çıkarken zorlandığı zaman nefes verirken duyulur.
• Sık Soluma. Astım nöbeti sırasında daralmış ve içi mukus ile dolmuş bronşlarda soluk alıp verme işi zorlaştığından hasta daha sık nefes alıp verebilir. Bunu saptamak için çocuğunuzun 60 saniye içinde kaç kez nefes alıp verdiğini sayın; bulduğunuz sayıyı normalde iyiyken olan dakikadaki solunum sayısı ile karşılaştırın.
• Göğüs Duvarı Derisinde Çekilmeler. Daha ağır astım nöbetlerinde görülen bir bulgudur. Göğüs duvarında kaburgalar arasındaki deri ve boynun önündeki deride içe çekilmeler olabilir. Bu bulgu saptandığında hemen hastaneye başvurunuz.
Astıma neden olan durumlar ( uyaranlar ) nelerdir ?
Astımın sebebi tam olarak bilinmese de bu hastalıkta hava yollarının bazı uyaranlara aşırı duyarlı olduğu bilinmektedir. Bu uyaranlar hava yollarını uyararak astım atağı oluşumuna neden olurlar. Bu uyaranları şöyle sıralayabiliriz:

1. Allerjenler ( allerjiye neden olan maddeler )

Normal kişilere hiçbir zararı olamayan allerjenlere, allerjik astımı olan bir kişi maruz kalınca bir allerjik reaksiyon olur. Bu reaksiyon sırasında tahriş edici bazı kimyasal maddeler yapılır ve hava yollarındaki dokuların içene salınır. Kişi hem allerjik hem de astımlı ise astım atağı geçirir.
Bu allerjenlerin bazıları şunlardır:
• Ev tozu, ev tozu akarları ( böcekler )
• Çiçek tozları ( polenler )
• Küf
• Hayvan tüyü

2. Enfeksiyonlar

Solunum yolu enfeksiyonları ( grip, nezle ) astımlı kişide hava yollarını uyararak astım atağına neden olabilir. Bu enfeksiyonlar okul ve / veya kreşe giden çocuklarda sıktır.

3. Hava değişimi

Mevsim değişimi, hava ısısının değişmesi ( özellikle soğuk hava ) ve nem oranının artması, astımlı bir kişide hava yollarını uyararak astım atağına neden olabilir

4. Egzersiz

Astımlı bir kişide egzersiz hava yollarını uyararak astım atağına neden olabilir. Koşma gibi, daha fazla enerji tüketimine neden
olan yoğun egzersiz türleri, birkaç dakika içinde bir astım atağına neden olabilir. Ancak bu nedenle astımlı çocuklarda egzersizin
engellenmesi söz konusu değildir. Egzersiz öncesi uygun ilaç alımı ile astım atağı önlenebilir. İyi tedavi edilen astımlı bir çocukta
egzersiz sonrası belirtiler olmamalıdır. Oluyorsa tedavi planının düzenlenmesi için bu durumu doktorunuza bildiriniz.

5. Irritanlar ( tahriş ediciler )

Bazı maddeler duyarlı olan bronşları tahriş edebilir. Bu maddeler şöyle sıralanabilir: Sigara dumanı, hava kirliliği, saç spreyleri, parfümler, temizlik maddeleri ve keskin kokular. Astımlı bir kişinin yaşadığı evin içinde hiç kimsenin sigara içmesine izin verilmemelidir.

Astımda olabilecek komplikasyonlar nelerdir ?

• Astım genellikle akciğerlerde kalıcı hasar yapmayan bir hastalıktır. Hastalık çok uzun yıllardan beri var olsa da uygun tedavi ile akciğer fonksiyonları normale yakın olarak korunabilir.
• Astımda sorun bronşlarda olmasına rağmen bir çok astımlıda üst solunum yolları (burun, boğaz, sinüsler) ve kulaklar ile ilgili problemler eşlik edebilir. Astımlı çocuklarda sıklıkla kronik burun tıkanıklığı olur ve buna bağlı olarak kulak enfeksiyonları ve sinüzit meydana gelir. Buruna yönelik uygun tedavi ile (burun temizliği ve doktorun önerisi ile diğer bazı ilaçlar) bu durumların olması önlenebilir.
• Astım bazı psikolojik problemlere neden olabilir. Ağır astımı olan çocuklarda okul devamsızlığı, spor etkinliklerine katılamama ve astım atağı sırasında acil olarak hastaneye başvurular bu duruma neden olabilir. Uygun tedavi alan bir çocukta astım kontrol altına alınarak bu problemlerin olması önlenebilir.

Alerjiyi önlemenin yolları
ÇOCUĞUN YANINDA SİGARA İÇİLMEYECEK
Evlerinde sigara içilen çocukların astım olma riskinin önemli ölçüde artığı bildiriliyor. Sigaranın alerji riskini artırdığı araştırmalarla kanıtlanmasına rağmen, ebeveynlerin çoğu sigara içmekten vazgeçmemektedirler.

EN AZ 4 AY EMZİRİLECEK
Annelerin bebeklerine en az 4 ay sadece anne sütü vermeleri bebeğin ileride astım olma riskini azaltmakta bu nedenle ailede alerjisi olan kişiler varsa, 6 ay ek gıda vermeden emzirme önerilmektedir.. İngiltere’de yapılan bir araştırmada, 4 aydan daha az emzirilen çocuklar ile 4-6 ay emzirilen çocuklar karşılaştırıldığında, ilk gruptan astım olanların sayısının daha yüksek olduğu ve bu hastalığa daha erken yakalandıkları tespit edilmişti. Yumurta ve fıstığın, alerji olma riski yüksek olan çocuklara 3 yaşından itibaren verilmesi önerilmektedir.Nörodermatit, egzama ve atopik dermatit gibi hastalıklar görülen bebeklerin annelerinin eğer emziriyorlarsa yumurta, fıstık ve balık yememeleri, emzirmiyorlarsa da süt proteini hidrolize edilmiş hipoallerjen (HA) mamalar kullanmaları gerektiği vurgulanmaktadır

Evcil Hayvan Riskli Değil
Çocuğun, erken yaşlarda evcil hayvanla teması halinde alerji riskinin artmadığını belirtilmekte olup İsveç’te e yapılan bir araştırmaya göre, erken yaşlarda hayvanlarla içli dışlı olan çocukların alerjik sinüzit ve astıma yakalanma oranı daha düşük.

Akarlara Karşı Yastık ve Yorgan Yıkanacak
Ev tozunda bulunan “akar” adı verilen 0.1-0.5 mm çapındaki küçük hayvancıklar da alerjiye neden olabilir, bu akarların çoğalma yerleri özellikle yatak ve yorganlardır. Akarlara karşı alerjisi olan kişilerin, yatak ve yorganlarını sık sık 55 derecede yıkamaları gerekmekte, akarların yüzeye çıkmasını engelleyen özel yatak koruyucularının da etkili olduğu bildirilmektedir.

Astım ve alerjik hastalıklar neden baharda daha sık görülmektedir?
Hem bahar mevsimi hem mevsim değişiklikleri birçok hastalığın daha çok görüldüğü dönemlerdir.
Mide hastalıkları oluşumu, kalp hastalıkları oluşumu, pek çok hastalık mevsim değişikliği olan dönemlerde daha çok ortaya çıkıyor.
Bunlardan bir tanesi de astım ve alerjik hastalıklar. Burda pek çok faktörün rolü olması muhtemel. Bir tanesi havayla ilgili olan değişiklikler. Yani havaların ısınması. Atmosfer basıncındaki değişiklikler. Soluduğumuz havadaki nem miktarındaki farklılıklar ve yine bu mevsimde soluduğumuz havaya karışan bitkilere ait polenlerin burda önemli rolü var. Bunun yanında bir de vücudumuzda birtakım değişiklikler oluyor veya olamıyor belkide. Çünkü vücudumuzda pek çok hormonlar var. Bunların salgılanmasında gecenin, gündüzün ve mevsimlerin çok önemli rolü var. Keza bağışıklık sistemimiz doğrudan doğruya dış etkenlerden etkileniyor. İşte bahar mevsiminde, astımın, alerjik hastalıklarının çok sık görülmesinde, hastaların şikayetlerinin artmasında hem bu atmosferdeki mevsimlerdeki değişiklikler hem de vücudumuzun buna uyum sağlayamamasının rolü olduğu düşünülüyor.

 

Uyarı !!!
Burada yer alan bilgi ve değerlendirmelerin uygulanması sonucunda ortaya çıkacak
doğrudan ve-veya dolaylı zararlardan saglikbilgim.com sorumlu olmayacaktır.
saglikbilgim.com web sitesinde yer alan her türlü medikal bilgi, yorum, duyuru ve tanıtım faaliyetleri
ile ilgili sayfa düzenlemeleri saglikbilgim.com de yer alan her türlü bilgi, değerlendirme, yorumlar
bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorun'dan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi
anlamına gelmez Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini
alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut ilaç tedavisinin değiştirilmesi
kesinlikte tavsiye edilmez.
Her türlü sağlık probleminde önce doktora veya bir uzmana danışmak gerekir.